
05 Ağustos 2011
Ben küçük bir çocukken gelip hep bu kayaya otururdum. Ayakkabılarımı çıkartır ayaklarımı dereye sokardım. O kadar sessizdi ki her şey. Yani çevremden bahsetmiyorum. İçim o kadar sessizdi ki suyun akışının yanında otların çıtırtısını duyardım.
Buraya her gelişimde küçücük olduğumu hissederdim oysa küçük bir çocukken küçük olduğumu düşünmezdim ki. Böyle deli deli dönerdi bulutlar tepemde. Böyle deli deli akardı bu dere. Böcekler canhıraş koşarlardı sağa sola. Burdan başka dünya yoktu ki. Dünya burdaydı işte bu kayanın başında.
Şimdi yine burdayız. Görüyorsun derenin suyu kalmamış, köşeye ufak bir lokanta yapılmış. Büyük olduğumu düşünmek bile istemiyorum artık. O zamanlara dönmek için elimden hiç bir şey gelmiyor gelemiyor. Çünkü hiçbiri olmasa artık sen varsın yanımda. İçimdeki sessizliğe ulaşmaya çalışsam nefesinle yalnızlığımı alıp götürensin. Yıllardır beni bu kayadan uzak tutan da sensin. Seni seviyorum ve müteşekkirim…
Ama kaya hala burada. Çevresindeki toprakları alıp götürmüş dere. Eskiden ayaklarımı uzattığımda dere tabanına değerlerdi burda oturduğumda şimdi en az bir metre var aşağıya. Biliyormusun bu dere aktıkça bu kaya binlerce yıl sonra koca bir dağ olacak. Birileri gelip kenarına oturup aşağıdaki uçuruma bakacak. Bir çocuk kuşları seyredecek. Yalnız olamayacak o çocuk. Asla yalnız olamayacak.
Kimse yazmayacak onun hikayesini, derenin bağrından kopardığı taşlar çakıl taşlarına dönüşüp uzak deniz kenarlarına yuvarlanacak. Sessizce duracak burda ve bilakis her şeyi bilecek, her şeyi görecek. Bense ömrüm yettiğince ondan ayrılmayacağım. Burda dünyanın varlığını kutsadığım günlerin yasını süreceğim.
Seni seviyorum ama kaya hala burada.
Onu söküp çıkarmana izin vermeyeceğim.
© 2026 enderayna.com | Powered by Sodamedya Interactive
Leave a Comment