18 Ekim 2001
Bir kalıp buzu ısıra ısıra yemek isterdim şimdi…
yalakta…
Karşımda uğuldayan asfalt ve yanına yığılmış çürük domateslerle bir kaza…
Gündüzü aşan bir gündüzün sıcaklığında
vızıldayan otlar
koşuşan bacaklar
tepeden tırnağa yenilenmeye çalışan bir benlik:
“Yeni filmler düşünmeli, hep yenileri
onlar çekerken çekmemeli
çekmezken çekmeli! Boşalana kadar!”
Keskin kafalar, keskin yollar keskiin
söylenilecek şeyleri söylencelerle yayan polis memuru üniformasındaki adam
en az sizler kadar hoş! konuşuyordu
Beyninden akan yarı-akışkanlar kayıyordu avucumun içine
Uzun cümleler bunlar çok uzun
Uğulduyor kulaklarımda
Ağır konuşuyor adam
Anlamak istemiyorum
Sözcükler taş parçaları gibi ağzından dökülüyor
dökülürken de ses çıkarıyor
Her şey basit diyorum adama
Tek bir kare sussanız
Sözcüklerim havada dağılarak ilerliyor
ve her defasında ona ulaşamadan yok oluyor
çaresiz yine dinliyorum onu
yarı kadın yarı erkek gülümsüyor bana
sımsıkı kapatıyorum gözlerimi sımsıkı
aç gözlülüğüme engel olamıyorum…
kafamı ne kadar çevirsem de görmeye devam ediyorum
domatesler……domatlar
kan kırmızısı yolda…
© 2026 enderayna.com | Powered by Sodamedya Interactive
Leave a Comment