Yazamam…

14 Kasım 2005

Uzun zaman oldu? Ya da bana öyle geliyor. Benim zaman anlayışım göreceliğe dayalı. Şu anda kızgın saç üzerinde oynamaya çalışan ayı gibi hissediyorum kendimi. ‘Tik tak’lar arasındaki mesafe giderek uzamış durumda. Her şey şu öğle saatinde asılı kalmış deniz tuzu ve güneş arasında öylece beni bekliyor. Toz zerrelerine çarpan ışık ince bir çizgi oluşturuyor. Çizgi doğrudan gözüme geliyor. Yerimden kıpırdayamam.

Elimi uzatsam yakalarım her bir yıldızı. Yakalayamam.

Bir adım ötesi uçurum. Dikkat etmek lazım. Hastayım. Oysa ki her bir cigerim 10 metreküp hava alır. Alamam. Alırsam ölürüm. Zehirli buraların havası.

Yazmaya başlasam hiç durmadan yirmi kilometre yol alırım. Yazamam. Ellerim tutmaz. Ellerimin kemikleri çeliktendir oysa. Dedim ya hava zehirli. Oksitlenirim. Çürürüm. Yazamam…

Leave a Comment