Parçalı Bulutlu

08 Şubat 2006

Senin en çok doğallığını seviyorum. Sende her şey akıp gidiyor. Eco’nun tabiriyle sen hava gibisin. Yazmanda, konuşmanda, hareketlerinde bir hafiflik var. Zaman zaman yerçekimine yenilecek olsan da son anda hep toparlıyorsun.

Bense taş gibi ağırım. Ne karada ne suda yükselebiliyorum. Ağır sözcükler kullanıyorum yazarken. Hızlı adımlarla yürüyorum belki ama bu adımlar beni bir yere götürmüyor. Sen yaşam bir ‘karambol’dür diyorsun bense yaşam bir ‘hilkat garibesi’…

Feleğin çemberini alıp hula hoop gibi belinde çevirirken hem gülüp hem gözyaşı dökebiliyorsun.

Belki de bir peygamberdevesisin ve benimle işin bittiğinde geriye kemiklerim kalacak. Ama ruhum etime işleyen o son hazzın tadını sonsuza kadar yaşayacak.

Leave a Comment