Bir çaylak

04 Temmuz 2010

kalemi eline aldığında ilk önce
uluorta alıntılarla başlar her şey
o anda kimi okuyorsa
ondan bir şeyler dökülür yazdığı her satıra

biraz hırçın biraz da kızgındır
cesareti yüzeysel, kalemi kırgındır
eleştirilere nadiren gelir
ona göre herkesten farklıdır

bu aşamada durmadan sorular sorar
yazdıkları bir yargıdan çok
sorgudan ibarettir
bütün bunlar zayıf akıllı olduğunu göstermez
dedim ya
çaylaktır sadece

diğerleri onun için temel malzemedir
ne var ki bu diğerleri kadardır işte hayatı
o yüzdendir huysuzluğu
sürekli kıpırdanır durur

bir çaylağın gözünde
dünya boktandır
çünkü boktan olduğu ölçüde
malzemesi vardır

ne zaman ki duyar
ne zaman ki görür
ne zaman ki bilir dünyanın döndüğünü
çaylaklıkltan kalfalığa terfi etmiştir

bu aşamada kimi yazmayı bırakır

anlar ki yazmak için
önce yaşamak gerekir!

Leave a Comment