28 Şubat 2017
Dün tüm yıldızların yıkıldığı gecede
Kaldırımlarda sekerek koşan adam
Bugün gecenin sonunu getirmek için
Malt viskinin yakıcılığına sığınıyor
Bir çift parlak göz
Islak dudaklar
Çarpışan kalpler
ve yangın yerine dönen ıslak bir yatak karşılığında değiş tokuş ediyor gizemini
ona sonsuz doygunluk vaad eden beden
ondan her uzaklaştığında
geriye yıkıcı ve karşı konulamaz derinlikte bir yalnızlık bırakıyor.
yoksun bırakılan her kızgın ruh gibi
o da yok olmayı arzuluyor.
Derler ki
Rüzgara yazılmış bir hayat yaşamıştı
Bulutların kollarında uzanıp
kuşlarla konuşurdu
Evreni kanıyla besler
hayat verirdi
tüm o kadın çiçeklere.
açlık ve doyumsuzluğun
nefret ya da coşkunun (sebepsiz)
gözlerle dolu duvarların
sırtlarındaki minik canavarların
suratlarındaki maskelerin
ve o çok sevdikleri oyunların
uzağındaydı insanoğlunun.
şimdi oturmuş
durağan bir cesedin
insanlar üzerindeki etkisini gözlüyor
ölüyor ve kımıldamadan yatıyor
sonsuz bir çabayla…
© 2026 enderayna.com | Powered by Sodamedya Interactive
Leave a Comment